30 Aralık 2011 Cuma

AÇIL(D)IM

                                           Roboski'ye Ağıt
Kırk afili genç dizildiler yola,
Geceyi devirip varmak için yuvaya.

Peşlerinde hayın kalmışlık, eşkıyalık,
Önlerinde katır sırtında fukaralık.

Karanlık, soğuktu gece,
Kızgın demir kartal üstlerinde.

Korktu çamurlu ayaklarından birileri,
Kızdırdı, açlık kokan nefesleri.

Düşürdüler gökten ateş toplarını,
Isındı gece, sustu yıldızları.

Kırk taze yürektiler hayat savaşında,
Altı kırık dal kaldılar dönüş yolunda.

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Bostancı

24 Aralık 2011 Cumartesi

BABASIZ ÇOCUK

Bazen kalırsın ortada,
Bazen atmaz yüreğin.
Düşerken görmezsin yaprağı örneğin.

Yanı başında bir sarı hayat,
Batar yüreğine bir rüzgar.
Sevmeyi akıtırsın gözlerinden,
Seni, insanları,
Bir de güzelim Figen'i,
Gelenin ardından baba diyeni hani.

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Bostancı

22 Aralık 2011 Perşembe

"DEMOKRASİ/DEMOCRACY"


                  Ülkemizde “devlet-devlet”, “devlet-birey”, “birey-birey” ilişkilerinde kullanılan hegemonyada demokrasi anlayışı “giydirme/giydirilmiş” bir demokrasi anlayışıdır. Ezberlenmiş kurallara sahip ancak uygulamadan yoksun bir anlayıştır bu. Demokrasi, çoğu kez kulaktan kulağa dolaşmış, yazılmış, çizilmiş, uzun tartışmaların konusu olmuştur. Hatta savaşlar için neden bile olmuştur. Sözüm ona okullarda ders konusu olarak da işletilir. Ama sınavları geçmek için yapılan ezberlerden, bir galon petrolden veya dostlar arasındaki sıcak “memleket meseleleri” muhabbetlerinden öteye gidememiştir. Bu uygulama yoksunu ezberlenmiş demokrasi anlayışı ülke insanına o kadar öz güven verir ki bazen, sonu ahkam kesmelere, ders vermelere kadar dayanır. Herkes yöneticidir bu fabrikada, işçiye pek rastlanmaz.
                  Fırat Bingöl’ün otorite, demokrasi, eğitim anlayışı ve birey sorunsalından yola çıkarak ortaya koyduğu eserde kullandığı ironi de “manipüle edilmiş demokrasi”ye verilebilecek güzel örneklerdendir. 14 yaşlarında bir öğrenci, okul koridorunda, taktığı Atatürk maskesi ile hepimize ahkam kesmekte…


                 The hegemonic conception of democracy that is used in our country to define the relations between the states, the state and the individuals, and the interpersonal relations is a “dressed/garbed” one. It is a conception with memorized rules that are not applied. Democracy has been heard through the grapevine, written and talked about, and has constituted the subject of many long debates. It has even become a cause of wars. It has been taught in courses at schools. Nevertheless, it could not take a further place than the memorizations for the exams, a gallon of oil or the friendly conversations about the matters of country. This memorized yet unperformed conception of democracy assures the fellow countrymen with such a self esteem that it sometimes reaches a state of pontifying and lecturing. In this factory everyone is a manager; and it's hard to encounter workers.
                  The irony that Fırat Bingöl sets forth in his work, through a problematization of the conceptions of authority, democracy, education and the individual is one of the good examples that can be given to “manipulated democracy”. A 14 years old student, at the school's corridors, is pontifying us all with his Atatürk mask... 

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Elmadağ