29 Ekim 2013 Salı

PARS PRO TOTO

                                   (-yıldızlar gibi kayıp düşen düşler üzerine,)

bir sokakta durmuşuz;
solgun bir Akşam ve ben.
bir koca boşluk aramızda;
uzayıp giden Evren ve ben.
kalmışız dib dibe;
kaçık bir Atom ve ben.
tatmışız duru özü;
bir kadeh onlar, bir kadeh ben.
düşmüşüz düşlerin sarhoşluğuna;
Akşam, Evren, Atom ve ben.

boşlukta bir zerreyim artık, uzayıp giden,
ne cismim kaldı, ne ruhum, ne de Ben.
kurtulmuşuz tüm yüklerimizden;
Akşam, Evren, Atom ve Ben.

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Şişhane

19 Ekim 2013 Cumartesi

BEN BİR DÜŞ GÖRDÜM

Neye yaşarsın oğul!
Neye yaşarsın.
Görmediysen tüyü ayvada,
Sevmediysen goncayı dalda,
Neye yaşarsın.

Hatırladığında yaptıklarını,
Ve de içine gömdüklerini.
Gelip durduğunda boğazında o kara lokma,
Neye yaşarsın
Akıtamadıktan sonra.

“Sus” dedi Hamuş Baba,
“Sus”
Bildiklerin kar kalsın cahilliğine.
Yaşamak yüz çevirmektir övülmelere.

Kim bilebilir seksen yaşındaki bir Hamuş’un,
Neler yaptığını insanlığa,
Neler kattığını yaşamaya.

“Sus” dedi Hamuş Baba,
“Sus”
Kim duyabilir ki zaten anlattıklarını,
Seni var eden duygularından başka.


İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Şişhane

4 Ekim 2013 Cuma

AĞIR GECE SANCILARI

I.

Gönlümde saplı bir hançer gibi,
Tütünsüz, uykusuz, aç kalmak gibi,
Yitip gitmiş her şey gibi,
-Alacakaranlıkta bir öğleyin-
Düştüm gözlerinin kıyısından.
Ağır geldi belki de sevilmek,
Yenilgilerden çıkıp, bir kıymete binmek.
Çok sonra fark ediyor insan,
Bir ismin içinde acıyla yaşadığını.

II.

Şimdi yoksun,
Yanar İstanbul parmaklarımın ucunda.
Geceyi ağır bir yenilgi sarar.
Sevmek vazgeçmemekmiş çoğu zaman,
Vazgeçtiğinde anlıyor insan.
Çok sonra fark ediyor
Bir ismin içine ağır gelebileceğini.

III.

Şimdi gittin.
Akar zamandan hüzün.
Dolaşır yalnızlıklarımda,
Bir can kesiği zulüm.
Nereye atsam kendimi,
Karşımda buruk yüzün.
Çok sonra fark ediyor insan,
Bir ismin içine acı verdiğini.

IV.

Şimdi sensiz,
Uzar gider çocuk telaşlarım,
Kalır geride mesailer, kahır azaplarım,
Akan zaman, düşen yapraklarım.
Asar vicdanını uçurumda cellâtlar,
Sönüp gider yazdıklarım.
Çok sonra fark ediyor insan,
Bir ismin içine ağır geldiğini.

V.

Cesaret diyorum kendime,
Cesaret oğlum.
Cesaret.
Daha koparmak var bir elmayı dalından,
Paylaşmak var bir günahı,
Başlatmak var ilk isyanı.
Sonra aramak var birbirini,
Tene değmiş arzularda.
Bulmak, yaşamak var daha.
Çok sonra fark ediyor insan,
İçinde bir ismin acıyı yaşattığını.


İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Galatasaray

9 Ağustos 2013 Cuma

BİR ŞİİR

Yaşadım ben bu ömrü.
Yaşadığım kadar da gördüm rüyalarımda.
Ben sığdırdım da uykuma, uyanıklığıma,
Yaşanılasıları, görülesileri,
Su neden berrak, onu anlayamadım.
Neden yeşildir yapraklar ağaçlarda,
Neden mavidir gökyüzü,
Ve gülebilirler mi çocuklar savaşın ortasında,
Yetişebilirler mi ilkbahara?

İbrahim Halil ŞİMŞEK
Gaziantep / Karşıyaka

8 Temmuz 2013 Pazartesi

KUCAKLAŞMA

Sende kardeşim, sende
Karanlığının tüm suçu sende

Düşmedikçe meydanlara
Bağırmadıkça aç yırtıcılara
Kapadıkça insanlığını fosil tutmuş zulme
Ne gelecek güzel günler yakın
Ne doğacak güneş ufukta

Düş yollara kardeşim
Düşün yollarda
Anlat bildiklerini
Sesine ses kat
Ellere el.

İnsan ol kardeşim, insan ol
Aç yüreğini, onurunla sarıl dostlarına
Bul kendini
Bul insanlığını kalabalıklarda

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Şişhane

8 Mayıs 2013 Çarşamba

BİR BİR


Bir yüzünün kıvrımlarını bildim
Bir de içindeki karanlığı

Bir ellerinin soğukluğunu tattım
Bir de içinden kaynayan sarhoşluğu

Bir memende büyüdüm, adı bahar
Biri de kış, içimde ölüm kadar.

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Şişhane

5 Şubat 2013 Salı

DEDİKODU

Gördüm onu.
Düşmeden önce uçurumdan
Nasıl sarıldığını ruhunun
Son bir günah ile benliğine.

Sonra gördüm bir başkasını.
Gün doğmadan önce, henüz şafakta
Avuçlarına doldurduğu aydınlığı
Nasıl dağıttığını şüphelerine.

Sonra o kadını,
Beyazlığında bin bir hareler taşıyan.
Ve o adamı,
Esmerliğini çocuklarla paylaşan.
Ve diğerlerini,
Savruk yolculuklarında yalnızlıklarını arayan.

Ama göremedim ben
-Olamadım da aslına bakarsan-
Eğilip öz suyu
Yaşamın damarlarından içebilen.

İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Çukurcuma