Gelmek ile gitmek arasında
Çarpık bir yoldun,
Ruhum ile beynimi bağlayan.
Ne kadar gelmekten bahsediyorlarsa
sana dair,
Ruhum tüm kıtaları canlandırıyordu.
Beynim, büyük heyelanlar ortasında bir çınar.
Ne yeşermeyi becerebiliyordu ne de solmayı.
Ne kadar gitmekten bahsediyorlarsa
sana dair,
Beynim tüm okyanusları canlandırıyordu.
Ruhum büyük tayfunlar ortasında bir gemi.
Ne gel'i yaşayabiliyordu ne de git'i.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
... Ve çıkardım tüm anlattıklarından renkleri. Bir tek Gökkuşağı'na dokunmadım. Tüm griliğin ortasında, bütün ihtişamıyla unutturmasın diye hiçbir şeyi...
30 Kasım 2010 Salı
21 Kasım 2010 Pazar
DÖNERKEN
(c) Fırat BİNGÖL |
Bir kıta kayar ufkun ortasında.
Önce Boğaziçi karşılayacak seni,
Sonra martılar.
Köprü tüm ışıklarını senin için renklendirecek.
Dimdik duracak karşında.
Tıpkı yolladığı gibi.
Gözlerini biraz ileri dikebilirsen,
Kız Kulesi ile Galata'nın dansına şahit olacaksın.
İstanbul tüm canlılığı ile karşılayacak seni,
Yine sarhoş edecek.
Tıpkı uğurladığı gibi.
İndiğin yerde düşlerim karşılayacak seni,
Tüm gerçeklerimin bir bir,
Önüne serildiğini göreceksin.
Yüreğim çiğ tutmuş çayır gibi karşılayacak seni.
Tıpkı her geldiğinde olduğu gibi.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
16 Kasım 2010 Salı
YOKSAN / NOKSAN
Yoksan ile Noksan arasındaki,
Ürkütücü benzerlikti
Bizi bizden alıkoyan.
Sen ne kadar Yoksan
Bu şehirde,
O kadar Noksan oluyordu;
Martıların özgür uçuşları,
Çayımın tadı,
Sigaramın dumanı.
Sen ne kadar Yoksan
Hayatımın orta yerinde,
O kadar Noksan oluyordu;
Nefes alışlarım,
Çocuksu tebessümlerim,
Dayanılmaz gerçeklerim.
Sen ne kadar Yoksan
Mısralarının arasında,
O kadar Noksan kalıyordu,
Bu şiir.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
Ürkütücü benzerlikti
Bizi bizden alıkoyan.
Sen ne kadar Yoksan
Bu şehirde,
O kadar Noksan oluyordu;
Martıların özgür uçuşları,
Çayımın tadı,
Sigaramın dumanı.
Sen ne kadar Yoksan
Hayatımın orta yerinde,
O kadar Noksan oluyordu;
Nefes alışlarım,
Çocuksu tebessümlerim,
Dayanılmaz gerçeklerim.
Sen ne kadar Yoksan
Mısralarının arasında,
O kadar Noksan kalıyordu,
Bu şiir.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
7 Kasım 2010 Pazar
YALNIZ GECE
Ah gece!
Sessiz,
Yalnız,
Katran gece.
Ne zaman aydınlanacaksın,
Sevgilinin yanan gözlerinde.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
2 Kasım 2010 Salı
SEN SUSUYORSUN YA
Sen susuyorsun ya;
Çocuklar da susuyor.
Bir bıçak gibi kesiliyor gülüşleri.
Bir kuş düşüyor gökten,
Kanadında dünden kalma ümitleri.
Sen susuyorsun ya;
Şimdi soluksuz, tarifsiz kalıyor,
Aşk uğruna edilmiş, meşk duaları.
Bir yıldız kayıyor gökten,
Kuyruğunda kadim Dünya’nın sırları.
Sen susuyorsun ya;
Yer-Gök yerinden oynuyor.
Değişiyor tüm denklemleri.
Güneş kaybediyor görkemini,
Gerisinde koca bir Hiçlik.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
İstanbul / Ömer Hayyam
1 Kasım 2010 Pazartesi
YALNIZLIĞIM
"Yalnızlığımdan da kurtulup yalnız kalmak isterdim."
A. İlhan
Şimdi büyük bir uçurumdur gözlerin.
Ne geriye çekilebilirim, ne de aşağı atlayabilirim.
Kala kalmışımdır ince çizgide.
Bir kıvılcım patlar aniden yüreğimin ortasında.
Eririm içten içe, yavaş yavaş.
Ne yandığım bellidir dıştan, ne de eridiğim.
Bir patlayan kıvılcım bilir,
Bir yüreğim,
Bir uçurum,
Bir de gözlerin.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
İstanbul / Ömer Hayyam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)