yorgunluklar sırtlanıyorum şafaklardan
yağmurlar altında, cüzzamlı bir Mart
yüreği ellerinde bir çocuk
ıslak, üşümüş, yorgun
dikmiş ufka, mavi benekli gözlerini
düşlerinde bir bayram havası
benimse düşlerimde hep sen
kim bilir hangi düşsel avuntular peşindesin
belki sisli, gri bir sokakta koşturmaktasın
belki de uykudasın, buğday tenin ıslak
yolunu yitirmiş bir bulut gibi geçiyorsun önümden
saydam, soluksuz, yılgın
kapatıyorum gözlerimi bir an
mavi benekli gözlerine dalıyorum çocuğun
masallarını dinliyorum bir bir
kahramanlarıyla tanışıyorum, acımasız
açıyorum gözlerimi sonra
masallarımda hep sen
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Elmadağ
... Ve çıkardım tüm anlattıklarından renkleri. Bir tek Gökkuşağı'na dokunmadım. Tüm griliğin ortasında, bütün ihtişamıyla unutturmasın diye hiçbir şeyi...
sen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Mart 2011 Çarşamba
14 Ekim 2010 Perşembe
SEN
Seni sevmek;
Hasta olmamak gibi bir şey.
Katran karası ciğerlerin,
Nefes aldığını hissetmek gibi bir şey.
Seni düşünmek;
Sır’a ermek gibi bir şey.
Hiçliğin ortasında,
Varlığı hissetmek gibi bir şey.
İbrahim Halil ŞİMŞEK
İstanbul / Ömer Hayyam
İstanbul / Ömer Hayyam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)